İstanbul’da Kritik Spor Tesisi Kararı: Gözler İBB Meclisi’ne Çevrildi

İstanbul’un Gündeminde Yeni Bir Proje: Spor ve Siyaset Kesişim Noktasında

İstanbul’un Anadolu Yakası’ndaki önemli ilçelerinden Beykoz’da, AK Parti yönetimindeki ilçe belediyesi tarafından hayata geçirilmek istenen kapsamlı bir spor tesisi projesi, şehrin siyasi ve idari gündeminin merkezine oturdu. Gençleri spora teşvik etmek ve ilçe sakinlerine modern bir sosyal alan sunmak amacıyla planlanan projenin en dikkat çekici yanı ise finansman modeli. Belediye, projenin maliyetini kamu bütçesine doğrudan yüklemeden, son yıllarda Türkiye’de sıkça tartışılan Yap-İşlet-Devret (YİD) modeliyle gerçekleştirmeyi hedefliyor. Ancak bu dev projenin hayata geçebilmesi için son sözü, farklı bir siyasi çoğunluğa sahip olan İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Meclisi söyleyecek. Bu durum, projeyi sadece bir spor yatırımı olmaktan çıkarıp, yerel yönetimler arasındaki güç dengeleri ve finansal model tartışmalarının bir yansıması haline getiriyor.

Projenin Kalbinde Ne Var? Modern Bir Spor Kompleksi

Beykoz Belediyesi tarafından hazırlanan teklife göre, ilçe sınırları içerisinde inşa edilmesi planlanan spor kompleksi, bölgedeki önemli bir ihtiyacı karşılamayı amaçlıyor. Projenin detayları, içerisinde yarı olimpik yüzme havuzu, fitness salonları, çok amaçlı spor sahaları (basketbol, voleybol), bireysel sporlar için özel stüdyolar ve sosyal donatı alanları gibi birçok modern üniteyi barındırdığını gösteriyor. İlçe yönetiminin temel argümanı, mevcut spor altyapısının yetersizliği ve artan nüfusun taleplerini karşılayacak, her yaştan vatandaşa hitap eden bir tesisin gerekliliği üzerine kurulu. Projenin, özellikle gençlerin kötü alışkanlıklardan uzak durarak spora yönelmesinde kilit bir rol oynaması ve ilçenin sosyal yaşam kalitesini artırması bekleniyor. Tesisin aynı zamanda amatör spor kulüplerine de ev sahipliği yaparak yerel sporun gelişimine katkı sağlaması hedefleniyor.

Yap-İşlet-Devret Modeli Neden Tartışılıyor?

Projenin kaderini belirleyecek olan en kritik unsur, seçilen finansman modeli olan Yap-İşlet-Devret. Bu model, özetle, bir projenin yapımını ve belirli bir süre işletilmesini özel bir şirketin üstlenmesini, bu sürenin sonunda ise tesisi kamuya devretmesini içeriyor. Modelin en büyük avantajı, projenin kamu kaynakları kullanılmadan, hızlı bir şekilde hayata geçirilebilmesi olarak gösteriliyor. Beykoz Belediyesi de bu avantajı öne sürerek, bütçe kısıtları nedeniyle ertelenmesi muhtemel olan böylesine büyük bir yatırımı, özel sektör dinamizmiyle ilçeye kazandırmak istediklerini belirtiyor.

Ancak YİD modeli, beraberinde ciddi soru işaretleri ve eleştirileri de getiriyor. Eleştirilerin başında, işletme süresi boyunca özel şirket tarafından vatandaştan talep edilecek kullanım ücretlerinin yüksek olma potansiyeli geliyor. Kamu yararı gözetilerek yapılması gereken bir spor tesisinin, fahiş fiyatlar nedeniyle halkın geniş kesimleri tarafından kullanılamaması riski, en önemli endişe kaynağı. Bir diğer önemli tartışma konusu ise sözleşme detaylarının şeffaflığı ve projenin uzun vadede kamuya olan toplam maliyeti. İşletmeci şirkete herhangi bir gelir garantisi verilip verilmeyeceği, projenin beklenen geliri elde edememesi durumunda kamunun ek bir yükümlülük altına girip girmeyeceği gibi konular, İBB Meclisi’ndeki değerlendirmelerin de odak noktasını oluşturacaktır.

Siyasi Denge ve İBB Meclisi’nin Stratejik Rolü

İstanbul’da 2019 yerel seçimleri sonrası oluşan siyasi tablo, ilçe belediyeleri ile Büyükşehir Belediyesi arasındaki ilişkileri yeniden şekillendirdi. Farklı partiler tarafından yönetilen belediyeler arasındaki proje onay süreçleri, teknik ve mali değerlendirmelerin yanı sıra siyasi müzakereleri de içeren karmaşık bir hal aldı. Beykoz spor tesisi projesi de bu dinamiğin en güncel örneklerinden biri. AK Partili ilçe belediyesinin teklifi, CHP’nin çoğunlukta olduğu İBB Meclisi komisyonlarında ve genel kurulunda detaylı bir incelemeden geçecek.

İBB yönetiminin, YİD modeline genel olarak mesafeli durduğu ve kamu kaynaklarının daha verimli kullanıldığı alternatif modelleri tercih ettiği biliniyor. Bu nedenle Meclis’teki tartışmaların, projenin gerekliliğinden ziyade, finansman modelinin sürdürülebilirliği ve kamuya getireceği potansiyel yükler üzerinde yoğunlaşması bekleniyor. Meclis, projeyi mevcut haliyle onaylayabilir, revize edilmek üzere ilçe belediyesine geri gönderebilir ya da tamamen reddedebilir. Verilecek karar, sadece Beykoz’daki bu projenin değil, gelecekte İstanbul’daki diğer ilçelerin sunacağı benzer projeler için de bir emsal teşkil etme potansiyeli taşıyor.

Vatandaşın Beklentisi ve Muhtemel Senaryolar

Tüm bu teknik ve siyasi tartışmaların merkezinde ise Beykoz halkının beklentileri yer alıyor. İlçe sakinleri, modern ve ulaşılabilir bir spor tesisine sahip olmayı arzularken, bu hizmete erişimin bedelinin ne olacağını da merak ediyor. Projenin hayata geçmesi durumunda belirlenecek üyelik ve kullanım ücretlerinin, her gelir grubundan insanın faydalanabileceği makul bir seviyede tutulması, projenin başarısı için hayati önem taşıyor. Nihayetinde gözler, önümüzdeki günlerde toplanacak olan İBB Meclisi’ne çevrilmiş durumda. Meclis üyelerinin yapacağı değerlendirmeler ve oylama sonucunda, projenin geleceği netlik kazanacak. Bu karar, İstanbul’un yerel yönetimler arenasındaki iş birliği ve uzlaşma kültürünün yanı sıra, kamu hizmetlerinin finansmanına yönelik yaklaşımlar konusunda da önemli bir gösterge olacak.

Yorum bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir