Edebiyat Dünyasını Meşgul Eden Anlaşmazlıkta Son Perde
Nobel Edebiyat Ödülü sahibi dünyaca ünlü yazar Orhan Pamuk’un, İstanbul’un kalbi Cihangir’de komşularıyla yaşadığı ve kamuoyunun dikkatini çeken bina anlaşmazlığı nihayet çözüme kavuştu. Yıllardır süren hukuki mücadelenin ardından, Pamuk’un da dairesinin bulunduğu riskli yapının yıkımı için tarih verildi. Yazarın avukatı tarafından yapılan açıklamaya göre, bina Mayıs ayının sonuna kadar tahliye edilerek yıkım sürecine girmiş olacak. Bu gelişme, hem taraflar için uzun süren bir belirsizliğin sonu hem de İstanbul’daki kentsel dönüşüm süreçlerinin ne denli çetrefilli olabildiğine dair önemli bir örnek teşkil ediyor.
Cihangir’in Göbeğindeki Krizin Kökleri
Her şey, Beyoğlu’nun tarihi ve popüler semti Cihangir’de bulunan Saadet Apartmanı’nın depreme dayanıksız olduğuna dair raporlarla başladı. Binanın kat maliklerinden olan Orhan Pamuk ve bazı komşuları, can güvenliğini önceliklendirerek yapının bir an önce yıkılıp modern standartlara uygun şekilde yeniden inşa edilmesi gerektiğini savundu. Ancak, Kat Mülkiyeti Kanunu’na göre bu tür kararların alınabilmesi için gereken üçte iki çoğunluk sağlanamadı. Bir grup kat maliki, çeşitli gerekçelerle binanın yıkılmasına karşı çıkınca, taraflar arasındaki anlaşmazlık derinleşti ve konu yargıya taşındı.
Süreç, kentsel dönüşümün sosyal ve hukuki boyutlarını gözler önüne serdi. Bir yanda olası bir depremde yaşanabilecek felaketi önlemek isteyenler, diğer yanda ise mevcut düzenlerini korumak veya farklı beklentilere sahip olan malikler yer aldı. Bu durum, Türkiye’nin birçok eski yerleşim yerinde sıkça karşılaşılan bir açmazı, ünlü bir ismin dahil olmasıyla daha görünür kıldı. Mahkemeye sunulan bilirkişi raporları, binanın statik açıdan ciddi riskler taşıdığını ve güçlendirmenin de bir çözüm olmayacağını net bir şekilde ortaya koydu. Bu raporlar, hukuki sürecin seyrini belirleyen en önemli faktör oldu.
Yargıdan Nihai Karar Çıktı: Yıkım Kaçınılmaz
Kat malikleri arasında uzlaşma sağlanamayınca, Pamuk ve onunla aynı fikirde olan komşuları, mahkemeye başvurarak ortaklığın giderilmesi (izale-i şuyu) ve binanın riskli yapı statüsünün tescili için dava açtı. Mahkeme, dosyayı titizlikle inceledi ve atanan bilirkişilerin hazırladığı teknik raporları değerlendirdi. Raporlar, binanın acil olarak boşaltılması ve yıkılması gerektiği yönünde kesin bir kanaat bildiriyordu. Yargı süreci, maliklerin anlaşmazlığını kamu güvenliği lehine çözerek emsal bir karara imza attı. Mahkeme, binanın yıkılarak yeniden yapılması yönünde karar verdi ve bu karara direnenler için yasal prosedürlerin işletilmesinin önünü açtı.
Orhan Pamuk’un avukatı tarafından yapılan son açıklama, bu yargı kararının artık uygulama aşamasına geçtiğini müjdeliyor. Açıklamada, “Yasal süreç tamamlanmıştır. Mahkeme kararı kesinleşmiş olup, tüm kat maliklerine gerekli tebligatlar yapılmıştır. Binanın Mayıs ayı sonuna kadar tamamen boşaltılarak yıkımına başlanması planlanmaktadır” ifadelerine yer verildi. Bu açıklama ile birlikte, yıllardır devam eden hukuki maratonun sonuna gelindiği ve Cihangir’deki Saadet Apartmanı için yeni bir dönemin başlayacağı kesinleşmiş oldu.
Kentsel Dönüşümün Sembol Davası
Orhan Pamuk’un komşularıyla yaşadığı bu anlaşmazlık, sadece bir magazin haberi veya kişisel bir mülkiyet davası olmanın ötesinde anlamlar taşıyor. Bu vaka, Türkiye’nin en önemli gündem maddelerinden biri olan kentsel dönüşümün önündeki engelleri ve çözüm yollarını net bir şekilde ortaya koyan bir örnek olay niteliğindedir. Milyonlarca insanın yaşadığı riskli konut stokunun yenilenmesi sürecinde, kat malikleri arasındaki anlaşmazlıkların projeleri nasıl yıllarca kilitleyebildiğini göstermektedir.
Uzmanlar, bu tür durumlarda mahkemelerin, bilirkişi raporları ve kamu yararını gözeterek hızlı karar almasının hayati önem taşıdığını vurguluyor. Pamuk’un davası, yasal yollara başvurulduğunda ve bilimin rehberliğinde hareket edildiğinde, en karmaşık mülkiyet sorunlarının dahi aşılabileceğini kanıtlamıştır. Yıkımın ardından başlayacak olan yeni proje ile Saadet Apartmanı’nın yerinde, Cihangir’in dokusuna uygun, depreme dayanıklı ve modern bir yapı yükselecek. Bu süreç, benzer durumda olan binlerce bina için de bir yol haritası sunmaktadır.
