Gölgedeki Tehdit: IŞİD-Horasan Nedir ve Türkiye İçin Ne Anlama Geliyor?

Giriş: İstanbul’un Kalbinde Çalan Tehlike Çanları

2024 yılının Ocak ayında, İstanbul Sarıyer’de bulunan Santa Maria Kilisesi’ne pazar ayini sırasında düzenlenen silahlı saldırı, Türkiye’yi ve dünyayı şoke etti. Bir kişinin hayatını kaybettiği bu kanlı eylemi üstlenen yapı, son yıllarda küresel çapta adını daha sık duyuran IŞİD-Horasan (IS-K) oldu. Bu saldırı, birçok kişinin zihninde şu soruları canlandırdı: IŞİD’in bu kolu tam olarak nedir? Nasıl ortaya çıktı ve hedefleri neler? En önemlisi, bu acımasız örgüt Türkiye’de ne kadar aktif ve ülkemiz için nasıl bir tehdit oluşturuyor?

IŞİD-Horasan (IS-K) Nedir ve Kökenleri Nereye Dayanıyor?

IŞİD-Horasan Vilayeti (IS-K veya ISKP), terör örgütü IŞİD’in (DAEŞ) Güney ve Orta Asya’daki bölgesel kolu olarak biliniyor. İsmini, Afganistan, Pakistan, İran ve Orta Asya’nın bazı kısımlarını kapsayan tarihi “Horasan” bölgesinden alıyor. Bu isim seçimi, örgütün sadece tek bir ülkeyle sınırlı kalmayıp, daha geniş bir coğrafyada hilafet kurma hedefini simgeliyor.

Örgüt, 2014 yılının sonlarına doğru, 2015’in başlarında Afganistan’da ortaya çıktı. Kurucu kadrosu, büyük ölçüde Pakistan ve Afganistan Talibanı’ndan ayrılan, El Kaide’den kopan ve IŞİD’in merkezi liderliğine biat eden radikal komutanlardan oluşuyordu. Bu kişiler, kendi örgütlerini yeterince “saf” ve acımasız bulmayarak daha aşırılıkçı bir çizgiye yöneldi. IŞİD’in o dönemde Irak ve Suriye’deki hızlı yükselişi, bu tür gruplar için bir çekim merkezi oluşturdu ve IŞİD-Horasan’ın doğuşuna zemin hazırladı.

İdeolojisi ve Hedefleri: Diğer Gruplardan Farkı Ne?

IŞİD-Horasan, IŞİD’in genel Selefi-cihatçı ideolojisini benimsemekle birlikte, vahşet ve katılık konusunda ana yapıdan bile daha ileri bir noktada duruyor. Örgüt, kendisi gibi düşünmeyen herkesi “tekfir” etme (kafir ilan etme) eğilimindedir. Bu durum, hedeflerinin ne kadar geniş bir yelpazeye yayıldığını göstermektedir.

Başlıca hedefleri şunlardır:

  • Batılı Ülkeler ve Vatandaşları: Küresel cihat anlayışının bir parçası olarak Batı’yı ve çıkarlarını bir numaralı düşman olarak görürler.
  • Şiiler ve Diğer Dini Azınlıklar: Mezhepçi bir nefreti körükleyen örgüt, özellikle Afganistan ve Pakistan’daki Şii Hazara topluluğuna yönelik kanlı cami ve okul saldırıları düzenlemiştir.
  • Taliban: En dikkat çekici farklarından biri, Afganistan’ı yöneten Taliban ile olan kanlı rekabetidir. IŞİD-Horasan, Taliban’ı ABD ile anlaşma yaparak cihada ihanet etmekle, yeterince katı şeriat uygulamamakla ve milliyetçi bir gündem gütmekle suçlamaktadır.

Bu rekabet, Afganistan’da istikrarı baltalayan en önemli faktörlerden biridir. IŞİD-Horasan, Taliban yönetimini zayıflatmak için sürekli olarak sansasyonel saldırılar düzenlemektedir.

Afganistan’dan Dünyaya Yayılan Tehdit: Örgütün Küresel Eylemleri

IŞİD-Horasan, başlangıçta yerel bir tehdit olarak görülse de kısa sürede uluslararası alanda eylem yapma kapasitesini kanıtladı. 2021’de ABD’nin Afganistan’dan çekilmesi sırasında Kabil Havalimanı’na düzenledikleri ve 13 ABD askeri ile 170’ten fazla sivilin ölümüne neden olan intihar saldırısı, örgütün adını küresel manşetlere taşıdı. Bu saldırı, hem örgütün operasyonel kabiliyetini hem de kaos ortamlarından nasıl faydalandığını gözler önüne serdi.

Örgüt, faaliyetlerini Afganistan dışına da taşıdı. İran’da Kasım Süleymani’nin anma törenine ve Rusya’da bir konser salonuna (Crocus City Hall) düzenledikleri saldırılar, yüzlerce sivilin hayatına mal oldu. Bu eylemler, örgütün sadece bölgesel değil, aynı zamanda küresel bir güvenlik sorunu haline geldiğinin en net göstergeleridir.

Türkiye İçin Alarm Zilleri: IŞİD-Horasan Türkiye’de Aktif mi?

Santa Maria Kilisesi saldırısı, IŞİD-Horasan’ın Türkiye’yi doğrudan hedef aldığını acı bir şekilde ortaya koydu. Ancak bu, örgütün Türkiye’deki ilk faaliyeti değildi. Türk güvenlik güçleri, uzun süredir ülkenin farklı şehirlerinde örgüte yönelik operasyonlar düzenleyerek çok sayıda hücre evini çökertti ve onlarca şüpheliyi gözaltına aldı.

Peki, IŞİD-Horasan neden Türkiye’yi hedef alıyor?

  1. Stratejik Konum: Türkiye, Avrupa ile Asya arasında bir köprü konumundadır. Bu durum, ülkeyi yabancı terörist savaşçılar için hem bir geçiş güzergahı hem de lojistik bir merkez haline getirmektedir.
  2. Sembolik Hedefler: Laik ve demokratik yapısı, NATO üyeliği ve Batı ile olan ilişkileri, Türkiye’yi cihatçı gruplar için ideolojik bir hedef yapmaktadır. Turistik mekanlar, ibadethaneler ve yabancı misyonlar potansiyel hedefler arasındadır.
  3. Hücre Yapılanması: Örgüt, sempatizanları aracılığıyla Türkiye’de küçük ve bağımsız hareket edebilen “yalnız kurt” veya küçük hücreler oluşturmaya çalışmaktadır. Bu hücrelerin tespiti ve engellenmesi, geleneksel hiyerarşik örgütlere göre daha zordur.

Türk istihbarat ve emniyet birimleri, özellikle Tacikistan ve Özbekistan gibi Orta Asya kökenli militanların oluşturduğu hücrelere karşı teyakkuz halindedir. Yapılan operasyonlar, örgütün Türkiye’de eylem planlama ve militan devşirme çabalarının sürdüğünü göstermektedir.

Sonuç: Uyanık Olunması Gereken Evrimleşen Bir Tehdit

IŞİD-Horasan, IŞİD’in merkezi yapısının zayıflamasının ardından ortaya çıkan ve giderek daha tehlikeli hale gelen otonom bir terör ağıdır. Vahşeti, küresel hedefleri ve Taliban gibi diğer gruplarla olan rekabeti, onu öngörülemez ve son derece tehlikeli kılmaktadır. Türkiye için oluşturduğu tehdit, Sarıyer’deki saldırıyla somutlaşmış durumdadır. Bu durum, hem ulusal güvenlik önlemlerinin artırılmasını hem de terörle mücadelede uluslararası iş birliğinin ne kadar hayati olduğunu bir kez daha hatırlatmaktadır. IŞİD-Horasan, sadece Afganistan için değil, Türkiye’nin de içinde bulunduğu geniş bir coğrafya için ciddi ve devam eden bir güvenlik sorunudur.

Yorum bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir