Batı Afrika’da Endişe Verici Gelişme: Lassa Ateşi Can Alıyor
Dünya, küresel salgınların yarattığı travmayı atlatmaya çalışırken, Batı Afrika’dan gelen haberler halk sağlığı uzmanlarını yeniden alarma geçirdi. Nijerya, son yılların en ciddi Lassa ateşi salgınlarından biriyle karşı karşıya. Ülke genelinde yılın başından bu yana geçen sadece iki aylık sürede, virüs nedeniyle hayatını kaybedenlerin sayısı 70’i aştı. Yüzlerce vakanın tespit edildiği bu sessiz ama ölümcül salgın, bölgedeki kırılgan sağlık sistemleri üzerinde büyük bir baskı oluşturuyor ve uluslararası toplumun dikkatini çekiyor.
Ebola gibi daha bilinen kanamalı ateşlere kıyasla kamuoyunda daha az tanınan Lassa ateşi, endemik olduğu bölgelerde her yıl düzenli olarak salgınlara yol açıyor. Ancak bu yılki vaka ve ölüm sayılarındaki artış, salgının kontrol altına alınması için acil ve kapsamlı önlemlerin gerekliliğini bir kez daha gözler önüne seriyor. Nijerya Hastalık Kontrol Merkezi (NCDC), salgının yayıldığı eyaletlerde acil durum müdahale ekiplerini devreye sokarken, halkı hijyen ve gıda güvenliği konusunda uyarıyor.
Lassa Ateşi Nedir? Sessiz Katilin Profili
Lassa ateşi, adını ilk kez 1969 yılında Nijerya’nın Lassa kasabasında tespit edildiği yerden alan, Lassa virüsünün neden olduğu akut bir viral kanamalı ateştir. Hastalık, temel olarak “çok memeli fare” olarak bilinen Mastomys natalensis türü kemirgenler tarafından taşınır. Bu kemirgenler, virüsü taşımasına rağmen genellikle hastalanmazlar ve idrar ile dışkıları yoluyla çevreye yayarlar.
İnsanlara bulaşma, genellikle bu kemirgenlerin enfekte dışkı veya idrarıyla kontamine olmuş yiyeceklerin, suyun veya ev eşyalarının tüketilmesi ya da solunması yoluyla gerçekleşir. Ayrıca, enfekte bir kişinin kanı, idrarı veya diğer vücut sıvılarıyla doğrudan temas edilmesi halinde insandan insana bulaşma da mümkündür. Bu durum, özellikle yeterli koruyucu ekipman olmadan hastalara müdahale eden sağlık çalışanları için ciddi bir risk oluşturmaktadır.
Belirtiler Nelerdir? Gripten Ölümcül Kanamaya
Lassa ateşinin en tehlikeli yönlerinden biri, başlangıç belirtilerinin sıtma, tifo veya grip gibi yaygın hastalıklarla kolayca karıştırılabilmesidir. Kuluçka süresi genellikle 1 ila 3 hafta arasında değişir. Hastaların yaklaşık %80’i hastalığı hafif semptomlarla veya belirti göstermeden atlatır. Bu hafif belirtiler arasında şunlar bulunur:
- Hafif ateş
- Genel halsizlik ve yorgunluk
- Baş ağrısı
Ancak vakaların yaklaşık %20’sinde hastalık, hayatı tehdit eden ciddi bir forma dönüşebilir. Bu ağır vakalarda görülen belirtiler ise şunlardır:
- Yüksek ateş
- Diş etleri, gözler veya burundan kanama
- Şiddetli kusma ve ishal
- Yüzde şişme
- Göğüs, sırt ve karın bölgesinde ağrı
- İşitme kaybı (bazı hastalarda kalıcı olabilir)
- Titreme, şok ve çoklu organ yetmezliği
Hastalık, özellikle hamileliğin son üç ayındaki kadınlar için son derece tehlikelidir. Bu dönemde anne ve bebek için ölüm riski oldukça yüksektir.
Mücadele Yöntemleri: Önleme ve Tedavi
Lassa ateşi salgınlarıyla mücadele, çok yönlü bir yaklaşım gerektirir. Tedavide en etkili yöntemin, antiviral bir ilaç olan ribavirin‘in hastalığın erken evrelerinde uygulanması olduğu kanıtlanmıştır. Erken teşhis ve tedaviye başlanması, hayatta kalma oranını önemli ölçüde artırmaktadır. Bunun yanı sıra, hastaların vücut sıvılarını dengelemek, tansiyonu kontrol altında tutmak ve gelişebilecek ikincil enfeksiyonları tedavi etmek gibi destekleyici bakımlar da kritik öneme sahiptir.
Ancak en etkili mücadele yöntemi, hastalığın ortaya çıkmasını engellemektir. Korunma önlemleri temel olarak hijyen ve kemirgen kontrolüne odaklanır:
Toplumsal Düzeyde: Halkı, yiyecekleri kapalı kaplarda saklamaları, ev ve çevresini temiz tutarak farelerin barınmasını engellemeleri konusunda bilinçlendirmek.
Bireysel Düzeyde: Özellikle kırsal bölgelerde, farelerle temastan kaçınmak, ölü farelere çıplak elle dokunmamak ve gıda hazırlamadan önce elleri iyice yıkamak.
Sağlık Tesislerinde: Sağlık çalışanlarının eldiven, maske, önlük gibi kişisel koruyucu ekipmanları (KKE) eksiksiz kullanması ve enfeksiyon kontrol prosedürlerine sıkı sıkıya uyması, insandan insana bulaşma riskini en aza indirir.
Nijerya’daki mevcut salgın, Lassa ateşinin sadece yerel bir sağlık sorunu olmadığını, aynı zamanda küresel sağlık güvenliği için de potansiyel bir tehdit oluşturduğunu göstermektedir. Uluslararası sağlık kuruluşlarının desteği ve etkili halk sağlığı stratejileri ile bu tür salgınların kontrol altına alınması ve gelecekteki can kayıplarının önlenmesi mümkündür.
