Motokurye Çağdaş Aslan’ın Ölümü: Zehra Kınık Davasında Adaleti Değiştirebilecek Yeni Rapor

İstanbul’un Hızına Yetişemeyen Adalet: Bir Motokuryenin Ardından

Mega kentlerin hızlı yaşam temposunun en görünmez kahramanları olan motokuryeler, her gün trafikte hayatlarını riske atarak hizmet veriyor. Bu risk, ne yazık ki sık sık trajedilerle sonuçlanıyor. İstanbul’da yaşanan ve kamuoyunun vicdanını derinden yaralayan olaylardan biri de, 22 yaşındaki motokurye Çağdaş Aslan’ın hayatını kaybettiği kazaydı. Aslan’ın ölümüne neden olan sürücü Zehra Kınık’ın yargılandığı davada dosyaya giren yeni bir bilirkişi raporu, adalet arayışında umutları yeniden yeşertti ve davanın seyrini kökünden değiştirme potansiyeli taşıyor.

Kaza Anı ve Soruşturmanın Çelişkili Süreci

Olay, 2023 yılının Ocak ayında İstanbul Kadıköy’de meydana geldi. İddianameye göre, Zehra Kınık yönetimindeki otomobil, aniden şerit değiştirerek aynı yönde ilerleyen Çağdaş Aslan’ın kullandığı motosiklete çarptı. Çarpmanın şiddetiyle savrulan genç kurye, ağır yaralı olarak kaldırıldığı hastanede tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı. Kazanın ardından başlatılan soruşturma kapsamında sürücü Zehra Kınık hakkında “taksirle ölüme neden olma” suçundan dava açıldı. Ancak dava süreci, çelişkili ifadeler ve ilk raporlardaki belirsizlikler nedeniyle kamuoyunda ve Aslan’ın ailesinde endişe yaratmıştı. Sanık Kınık, ifadesinde sinyal verdiğini ve kurallara uygun hareket ettiğini iddia ederken, ailenin avukatları ve tanıklar bu ifadeye itiraz ediyordu.

Davanın Kaderini Değiştiren Yeni Bilirkişi Raporu

Davanın kilitlendiği noktada, mahkemenin talebi üzerine hazırlanan kapsamlı yeni bir bilirkişi raporu dosyaya sunuldu. Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi tarafından hazırlanan rapor, önceki değerlendirmelerin aksine, kazanın oluşumunda sanığın sorumluluğunu net bir şekilde ortaya koydu. Raporda, sürücü Zehra Kınık’ın, “geçme yasağı olan yerde şerit değiştirerek” trafik kurallarını ağır bir şekilde ihlal ettiği belirtildi. Bu ihlalin kazanın meydana gelmesindeki ana etken olduğu vurgulanan raporda, sanık Zehra Kınık “asli kusurlu” olarak tanımlandı. Hayatını kaybeden motokurye Çağdaş Aslan’a ise herhangi bir kusur atfedilmedi. Bu tespit, davanın hukuki çerçevesini tamamen değiştiren bir gelişme oldu.

Hukuki Süreçte “Bilinçli Taksir” Talebi

Yeni bilirkişi raporunun ardından duruşma savcısı, mütalaasını güncelledi. Savcılık, sanığın eyleminin basit bir dikkatsizlik ve tedbirsizlikten öte, öngörülebilir bir sonucu umursamadan gerçekleştirildiğini belirtti. Bu nedenle, suç vasfının “taksirle ölüme neden olma” yerine, daha ağır bir cezayı öngören “bilinçli taksirle ölüme neden olma” olarak değiştirilmesini talep etti. Bilinçli taksir, failin tehlikeli eyleminin sonuçlarını öngörmesine rağmen ‘bir şey olmaz’ düşüncesiyle hareket etmesi durumunda uygulanıyor ve verilecek cezanın üst sınıra yaklaşmasını sağlıyor. Bu talep, Aslan ailesi ve kurye hakları savunucuları tarafından adaletin tecelli etmesi yönünde atılmış önemli bir adım olarak karşılandı.

Motokurye Ölümleri: Toplumsal Bir Sorun ve Adalet Arayışı

Çağdaş Aslan’ın davası, Türkiye’de giderek artan motokurye ölümleri sorununu bir kez daha gündeme taşıdı. Pandemi ile birlikte hayatımızın vazgeçilmezi haline gelen paket servis sektörünün görünmeyen yüzünde, ağır çalışma koşulları, zaman baskısı ve trafik tehlikesiyle boğuşan on binlerce emekçi bulunuyor. Bu davada verilecek karar, sadece Çağdaş Aslan için değil, trafikte hayatını kaybeden tüm motokuryeler için bir emsal teşkil etme potansiyeli taşıyor. Mahkemenin, asli kusurlu bulunan bir sürücüye karşı bilinçli taksir hükmünü uygulaması, trafikte kuryelere yönelik ihmalkar ve tehlikeli davranışlara karşı caydırıcı bir mesaj olacaktır. Gözler şimdi, adaletin yerini bulması umuduyla İstanbul Anadolu Adliyesi’nde görülecek olan karar duruşmasına çevrilmiş durumda.

Yorum bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir